KOMİK NEŞELİ YAZILAR
İSTANBUL'UN TRAFİK KURALLARI
* YoL verilmez, alınır. Eğer bir garajdan ya da otoparktan direkt yola çıkacaksanız, araçların size yol vermesini beklemek hayalcilik olur. Burada kural, bodoslama yola fırlamaktır. Merak etmeyin, hızla gelen araçlar "Zınk!" diye duracaklardır.
* Mecbur kalmadıkça kimseye yol verilmez. Amaç ulaşılacak yere bir an önce varmaktır. Asla yol verilmez. Çok mecbur kalınırsa hafiften hız düşürülür. Yavaşlamanıza sebep olan araçlara bağırmak en tabiî hakkınızdır.
* Yeşil ışığın yanması asla beklenmez. Işıklarda beklerken vites asla boşa alınmaz. Birinci vitese takılır ve bir ayak debriyajda tutularak araba bağırttırılır, iyi bir istanbullu yeşilin yanacağını hisseder ve yanmadan geçer. Yeşil ışık birkaç saniye sonra nasıl olsa yanacaktır. Eğer ışıkta bekleyen diğer araçlar sizin önünüzdeyse, sarı yanmadan koraya köküne kadar basılır ve "Hadi be, yürüsene!" diye bağırılır.
* En sağ şerit emniyet şeridi değil, acelesi olanların şerididir. Eğer trafik tıkanmışta en sağ şeritten huzur ve güven içerisinde gidebilirsiniz.
* Sinyal vermek delikanlılığa sığmaz. Durmak isteyen veya dönüş yapmak isteyen istediği zamanda ve yerde durabilir ya da dönebilir. Arkadan gelen araçlar bunu altıncı hisleriyle hissetmelidirler. Hissedemezlerse arkadan vururlar ve suçlu duruma düşerler.
* Ağır vasıtaların yeri en sol şerittir. Sadece onlar değil, bütün ticarî araçlar sol şeritten giderler. Küçük ve hafif binek otolar onlara her zaman yol vermeli ve saygıda kusur etmemelidirler.
* Ambulanslar acelesi olanlar için faaliyet göstermektedir. Sirenlerini açmış, son hızla giden bir ambulans görürseniz hemen arkasına takılın. En kısa zamanda varacağınız yere ulaşırsınız. Bu son derece doğal ve sık başvurulan bir uygulamadır, zaten o ambulans da âcil servise hasta değil, televizyondaki maça taraftar taşımakta veya Ramazan'daysa iftara oruçlu yetiştirmektedir.
* Korna çalmak en tabu hakkınızdır. Onu sık sık kullanın. Dünyanın parasını verip fıstık gibi bir otomobil satın almışsınız. Kornasını yeteri sıklıkta çalmazsanız oksitlenme yapabilir. Ayrıca az korna çalanlar istanbul trafiğinde hemen farkedilir ve dışlanırlar. En son korna makamlarını minibüs şoförlerinden öğrenebilirsiniz.
* Sollayacaksan önce sıkıştır. Bir araç sollanacaksa, arkadan sellektör yapılmalı ve aracın tamponuna değecek kadar yanaşılmalıdır. Böylece sollanacak kişi arkadakinin niyetini anlar ve kenara çekilir.
* Yol çizgileri sollama zevkini artırmak için vardır, istanbul'da kesinlikle tek bir hat üzerine yol alınmaz. Devamlı şerit değiştirilerek sollama yapılır. Yoldaki çizgiler sollama yapmamızı kolaylaştırır.
* Farlar hava iyice kararmadan yakılmaz. Gündüz vakti farlarını yakanlar olursa, diğer sürücüler tarafından anında uyarılırlar.
* Selektör şoförün eli ayağıdır, her zaman kullanılmalıdır. Bazen bir teşekkür, bir uyarı, kızgınlık için sellektör yapmadan araç kullanan iyi şoför olamaz.
* Bayan şoförlerin İstanbul'da trafiğe çıkmaya hakları yoktur. Erkek sürücüler her fırsatta bu kaideyi hatırlatmalı, bayan sürücüleri devamlı sıkıştırarak zor durumda bırakmalıdırlar. Bu kurallara dikkat edelim, uymayanları uyaralım.
* istanbul'da hız sınırlaması yoktur. Mahalle aralarında pati çekilip spin atılabilir, son sürat gidilebilir.
* Sürücüler her zaman haklıdırlar. Yayalar yayalığını bilmeli, ona göre davranmalıar. Yaya geçidi, yayaların geçiş üstünlüğü gibi kavramlar istanbul'da geçerli değildir.
ÜRÜN TALİMATLARI
Bunlar, çeşitli ürünlerin üzerindeki kullanma talimatlarından alınmış cümleler ve espri olsun diye değil, ciddi ciddi yazılmış.
Bir saç kurutma makinesinin üzerindeki talimat:
"Uyurken kullanmayın"...
Dial sabunlarının kutusunda:
"Kullanım şekli: Normal sabun gibi"..
Donmuş yemek kutusunda:
"Öneri: Buzunu çözün"..
Hazır Tiramisu tatlısının kutusunda:
"Altüst etmeyin.." (Uyarı kutunun dibinde, tatlının altında yazılı)
Marks/ Spencer'e ait bir puding kutusunda:
"Ateşin üzerine koyarsanız ısınır."
Bir uyku ilacının üzerinde..
"Uyuklamaya sebep olabilir."
Roventa ütü kutusunda:
"Giysilerinizi üzerinizde ütülemeyin"..
İngiltere'nin ünlü eczane zinciri Boots'un çocuklar için hazırladığı öksürük şurubu kutusunda:
"Içince araba kullanmayın"..
Japon mali mutfak robotunun uzerinde:
"Baska amacla kullanilmaz."
Bir elektrikli testerenin üzerinde:
"Çalışırken elinizle durdurmaya teşebbüs etmeyin."
O KADAR MUHABBETLER
Adam tarlasına o kadar korkunç bir korkuluk yaptırmış ki,
kargalar geçen yıl aldıkları yemleri bile geri getirmişler
Adamın biri o kadar cimriymiş ki,
yere dökülen tentürdiyot israf olmasın diye elini kesip yerdeki tentürdiyoda sürmüş
O kadar ciddiyetsiz bir konferanstı ki ,
konusu evlilik olmasına rağmen konferansı veren kadın o sıralar besinci kocasından boşanmak üzereydi.
Resmiyetten o kadar hoşlanıyordu ki,
kızılay , Yeşilay veya Lösemililer haftası gibi zamanlarda bile tüm tanıdıklarına tebrik kartı gönderirdi.
Derse o kadar ilgisiz bir öğrenciydi ki,
en sonunda derste ayak tırnaklarını keserken yakalandı.
O kadar gamsızdı ki ,
idam edilirken “ Bu bana ders olsun “ dedi.
Abartmayı o kadar severdi ki,
sonunda dedesinin Rus çarı olduğuna kendisi de inandı.
|
KOMİK NEŞELİ YAZILAR
İŞYERİNDE ÇALIŞIR GİBİ GÖRÜNMEK İÇİN
*Her zaman ellerinde dökümanla yürü.
*Bilgisayarı meşgulmüş gibi kullan! Tabii iş yapıyorum diye e-postalarını kontrol edebilir, sohbet edebilir, hatta sevdiğin bir arabanın özelliklerini takip edebilirsin. Eğer patron yakalarsa, "Yeni bir yazılım deniyorum" mazereti genellikle çalışır.
*Masanı kalabalık tut. Çalışma masası üzerinde ne kadar çok malzeme varsa o masanın sahibi, iş verenlere, o kadar çok çalışkan gözükür. Bu sebeple masanızda ilgili ilgisiz her zaman bir sürü şey bulundurun.
*Sesli mesaj sistemi kullan. Gün boyu seni sürekli birileri arayarak onlar için bir şeyler yapmanı isteyecektir. En önemlisi de senin internet' te sörf ile geçebilecek zamanını çalacaklar. Bu sebeple eğer mümkünse sesli mesaj sistemi kullanmak akıllıca bir çözüm olur. Hatta cihaza "Yoğun işlerim sebebiyle şu an yanıtlayamıyorum, lütfen adınızı ve telefonunuzu bırakın, daha sonra size döneyim" mesajı yerleştirmek akıllıca bir davranış olur.
*Sabırsız ve huzursuz davran. Eğer işverenlerin gözü önündeyken aceleci ve huzursuz davranırsan, patron sizin çok çalışmaktan gerilmiş olabileceğini düşünecektir.
*Ofisi geç terk et. Her zaman çalıştığın yeri geç terk et. Özellikle patron oradaysa ondan önce asla çıkma. Masanda bazı magazin dergilerini ya da gazeteleri oku ama sakın erken çıkma.
*Etkileyici iç geçir. Aynı ortamda birileri varken yüksek sesle iç geçirmek, evrendekilere son derece yoğun ve baskı altında olduğun mesajını verir. Patronlar buna bayılır.
*Yığın stratejisini iyi uygula. Odanın kalabalık ve sürekli çalışılır bir yer olduğu mesajını vermek için sadece masanı değil, yerleri de bir şeylerle doldur. Kalın bilgisayar kitapları olabilir. Özellikle patron odaya geldiğinde üzerinde kitapların bulunduğu bir koltukta kendisine yer açmanız patronun size minnetle bakmasını sağlayacaktır.
*Kendi sözlüğünü kendin yarat. Bazı teknik terimleri öğren ve bunları özellikle toplantı zamanlarında bol bol kullan. Kimse ne söylediğini anlamayabilir ama öğreneceğin bu kelimeler patronunun gözünde minnettarlık olarak sana geri dönecektir.
FORMULA 1 TÜRKİYE KURALLARI
- Otomobilde teyp ve anfi teşkilatı varsa söktürülecek, mini vantilatör, kafasını sallayan köpek ve dikiz aynalarında boş CD bulunduran pilotlar yarışa alınmayacak.
- Araçların arkasında yazılı bulunan "Canısı, Var Ya, Deli Yürek, Bir Doyamadım Bir de Sabah Uykusuna, Günahkar Sokakların Tövbekar Çocuğu Muhittin; O Şimdi Asker, Tertip İdris, Anan da sollardı" gibi ibareler acilen çıkartılacak.
- Pitstop anında (tamir bakım amaçlı kısa mola) teknik ekipten, "Usta gelmişken bir karbüratöre bakıver", ya da Diferansiyelden ses geliyor, alt takımlara el atıver" gibi taleplerde bulunulmayacak.
- Ülkemize gelen hiçbir yabancı pilotun arabasına yaklaşıp, "Usta kaç yapıyo bu?", "Bizim Almanya'daki kayınçoda bunun aynısından vardı", Bunların ikinci elleri kaça gidiyo hoca" gibi sorular sorulmayacak.
- Start verildiği anda arkadan Daaaaat" diye kornayla uyarı yapılmayacak.
- Yarış sırasında yabancı pilotlarla çarpışmak suretiyle kaza yapan pilotlarımızın, "Trafik gelmeden yerinden kıpırdatmam arabayı", ya da "Sana sanayiden tanıdık bi ustanın kartını vereyim, git ona yaptır, faturayı ben hallederim" gibi yaklaşımlar göstermelerine kati surette izin verilmeyecek.
- Yabancı sigara reklamlarıyla birlikte, milli menfaatler uyarınca, sigara ve içkilerin yanı sıra Vefa Bozacısı gibi reklamlar alınabilecek. Ancak, yarış sırasında kesinlikle çay sigara içilmeyecek.
- Cam silici çocuklar pistten uzak tutulacak.
- Yine startta bekleyen arabaların arasına, trafik tıkalı zanneden sucu, kağıt helvacı, simitçi gibi seyyar satıcıların girerek sürücülere satış yapması engellenecek.
- Piste kati surette hız engelleyici tümsek konmayacak.
- Pistin çevresinde büyük veya küçük baş hayvanların, sürücülerle virajı aldığında karşı karşıya gelmesine engel olunacak.
- Seyircilerin bir kaza anında piste fırlayıp, kazma, kürek ve levyelerle sürücüyü yaka paça arabadan çıkarmalarına engel olunacak.
- Pitstoplarda duran otomobillere kapkaççıların yaklaşmasına izin verilmeyecek.
- Otopark mafyasının, pistin etrafındaki 10 kilometre çapındaki alana girmesine kolluk kuvvetleri engel olacak.
MAHKEME DİYALOGLARI
-SORU: Doğum tarihiniz nedir?
CEVAP: 15 Temmuz
SORU: Hangi yıl?
CEVAP: Her yıl
***
SORU: Hastalığınız hafızanızı etkiliyor mu?
CEVAP: Evet
SORU: Peki ne şekilde etkiliyor?
CEVAP: Olayları unutuyorum.
SORU: Bize unuttuğunuz bir şeyi örnek olarak verebilir misiniz?
**
SORU: Sizinle yaşayan oğlunuz kaç yaşında?
CEVAP: Ya 38 ya da 35. Hangisi olduğunu hatırlamıyorum.
SORU: Ne kadardır sizinle yaşıyor?
CEVAP: 45 yıldır...
***
SORU: Kocanız uyandığı zaman, size söylediği ilk şey neydi?
CEVAP: Bana 'Neredeyim ben, Canan?' dedi.
SORU: Peki bu niçin canınızı sıktı?
CEVAP: Çünkü benim adım Suzan...
***
SORU: Korna çaldınız mı?
CEVAP: Kazadan sonra mı?
SORU: Kazadan önce.
CEVAP: Tabii; 10 yıl boyunca...
***
SORU: Kadının üç çocuğu vardı değil mi?
CEVAP: Evet.
SORU: Kaçı erkekti?
CEVAP: Hiçbiri.
SORU: Hiç kız çocuğu var mıydı?
***
SORU: Merdivenlerin bodrum katına indiğini söylediniz.
CEVAP: Evet.
SORU: Aynı merdivenler yukarı çıkıyor muydu?
KOMİK NEŞELİ YAZILAR
BU OLAYLAR GERÇEK
Aynı turizm şirketine ait iki otobüs, yolda karşılastı şoförler ellerini bırakıp birbirini selamladı 52 kişi öldü.
Bitlis
Asabi çoban ot yemeyen koyununu tüfeğin dipçiğiyle dövmeye başladı,tüfek ateş aldı çoban öldü. Bitlis
Odun kesmek için ağaca çıkan çiftçi , Nasreddin hoca fıkrasındaki gibi bindiği dalı kesmeye başladı. Farkettiğinde iş işten geçmişti dalla birlikte yere çakıldı hastanede öldü.
Antalya
İki odayı yıkıp tek oda yapmak isteyen bir evsahibi , işi abarttı.Tek duvar için kazma yerine dinamit kullandı.Mahalleyi havaya uçurdu .yaralandı
Trabzon
Şaşkın köylü üç katlı evinin terasındaki kömürlükte buzağı beslemeye basladı.buzağı büyüdü ,250 kiloluk dev bir inek oldu.bulunduğu odaya sığmayan inek,3 katlı evden vinçle indirildi. Izmir
Karadenizli iki kardeş , çatıdaki hurdaları satmak istedi.Ağabey çatıya çıktı,demir yığınlarını asağıdaki kardeşine atmaya basladı.kardeşi ise hepsini tuttu biri hariç: Buzdolabı...onun da altında kalıp ağır yaralandı. Hastanede,"hızlı attı tutamadım" dedi. Izmir
Askerden yeni dönen genç dünya evine girdi.gerdek gecesi eşine askerlik anılarını anlatmaya başladı.bir ara kendini kaptırdı yanında getirdiği el bombasını gösterdi.bak "bunu çekince patlıyo dedi" ve pimi çekmiş oldu.yeni evli çift öldü. Edirne
UYANIK ŞOFÖR
Adam trafikte 'alçaktan uçarak' giderken polise yakalanır... kenara çeker arabadan iner:
- Buyrun Memur Bey!
- Beyefendi aşırı hız yaptığınız için sizi durdurmak zorundayım, ehliyetiniz lütfen?
- Ehliyetim yok, son yaptığım kazada ehliyetime el koydular Memur Bey.
- Peki aracınızın ruhsatını görebilir miyim?
- Araba benim diil Memur Bey çaldım ben bu arabayı.
- Anlamadım nasıl yani, siz bu arabayı çaldınız, öyle mi???
- Evet Memur Bey, aa durun bi dakka torpido gözünde ruhsat olucaktı, silahımı oraya koyarken ruhsat gibi bişi gördüm galiba....
Polis iyice şaşırır:
- Torpido gözünde silah mı var?!?!?!!?!?!?
- Evet Memur Bey, bu arabanın sahibi kadını vurduktan sonra cesedi bagaja koydum silahı da torpido gözüne koydum...
- Bİ DE BAGAJDA CESET Mİ VAR?!?!?!!?!?!?!?!?!?!
- Evet Memur Bey...
Trafik polisi bunu duyar duymaz amirini arar, arabanın etrafı bir anda polislerle dolar ve adamı sorguya alırlar.... Ekipler amiri adamın ehliyetini ister, adam ehliyetini çıkarır ki ehliyet geçerli temiz hiçbir anormallik yok.. Bunun üzerine adamın ruhsatını ister, adam çıkartır ruhsatı da verir, ekipler amiri yine bakar ki araba adama ait.. Derken adamdan torpido gözünü açmasını ister, adam açınca ortaya çıkar ki orada da silah falan yok... Ekipler amiri bir de bagaja bakmak ister adam bagajı açar orada da ne ceset ne bişi yok.. Bunun üzerine ekipler amiri 'Çok garip' der....
'Sizi durduran memurun anlattığına göre bu arabanın bi kadına ait olduğunu söylemişsiniz, kadını öldürüp cesedi bagaja, silahı da torpido gözüne koymuşsunuz...' Adam güler: 'İnanamıyorum... O şimdi benim için 'aşırı hızlı gidiyordu' da demiştir....'
WİNDOWS KAPANIŞ MESAJLARI
*Oturumunuz süresince bir hatamız olduysa affola.Şimdi bilgisayarınızı kapatabilirsiniz.Bill Gates '304;yi günler'iler.Nereye isterseniz oraya!
*Kah güldük kah eğlendik, yeri geldi üzüldük,ağladık,kızdık...Ancak her güzel şey gibi bu oturumun da sonuna geldik...
Yeni bir oturumda görüşmek üzere,Microsoft' kalın...
*Gidiyorsun ama ya dönemezsen?
Hadi hakkını helal et,Bill Gates' duaları senin üzerine olsun...
*Windows kapatılıyor, bu katliama sessiz kalmayın! Her gün dünyada onbinlerce windows kapatılıyor..Bunların yarısından çoğu orjinal bile değil...
Bırakın windows'ar açık kalsın...
*Bu akşam da bize ayrılan sürenin sonuna geldik...Yarın gene aynı saatte buluşmak ümidiyle, esen kalın!...
*'39;Kapatıyorsun ha? Tamam kapat bakalım ama bir sonraki oturumda bazı şeyler bıraktıgın gibi olmayabilir...'39;
*Beni böyle istediğin gibi kullanıp sonra kapatamazsın,asıl ben seni kapatıyorum.
*Bugünü de kazasız belasız atlattın.
*Verdiğimiz rahatsızlıktan ötürü özür dileriz..
*'39;Şimdi kapanıyorum ama,kullanırken ettiğin küfürleri anlamadım sanma..Bir dahaki oturumda sorarım ben sana..'39;
*Müsadenle kaçıyorum, sahip.
KIYAMET KOPSA MEDYA NE DER ?
Anadolu ajansı: Kıyamet koptu (A.A)
Sabah: Biz Öldük!
Zaman: Biz demiştik, böyle olacağı belliydi!
Dünya Gazetesi: IMKB’de endeks bir daha yükselmeyecek.
Hafta Sonu: Ayhan Işık ile Hülya Avşar gizlice buluştular
CHA: Abi, cehennemden alev görüntüleri var elimizde...
Metro Hipermarket Bülteni: Gerçekten Son indirim??.
Fanatik Gazetesi: Bu maçın galibi yok!
Hürriyet Gazetesi, Ertugrul Özkök: Iyimserliği elden bırakmayalım, hiç olmazsa cehennemde ısınmak için yakıt parası yok!
Milliyet Gazetesi Meral Tamer: Zebaniler, delik kazanların üreticisini Şeytan’a şikayet etti.
Bilim Teknik: Evren hakkında bütün bilmediklerimiz...
Oyun dergisi: Game Over
Elle: Yargı gününde anında 10 kilo verin!
Para: Kıyametten kâr yapmanın 100 yolu
Show TV, Reha Muhtar: Sayın Zebani, kazanların yanında terlemiyor musunuz?
Aktüel: Mahşer günü yanınızda olması gereken 2 şey: Sevaplar ve ısıya dayanıklı elbise
Arena, Uğur Dündar: Cennete kaçak girmeye çalışan günahkarların tüyler ürperten dosyası
KOMİK NEŞELİ YAZILAR
HEPSİ GERÇEK DİYALOGLAR - 3
- Şuradaki kapalı bilgisayarı açabilir miyim?
- Mouse ve klavyesi yok. Kullanabilirsen açabilirsin.
- Ben klavyeyi ingilizce olarak kullanmak istiyorum ama "?", "i" falan çıkıyor.
- O harflere basmazsan çıkmazlar. Diğer karakterleri kullanarak ingilizce yazabilirsin.
- Hıı!!!
Bilgisayarların saatlik kartlarını almak için gelen öğrenci;
- Dağıtıyor musunuz?
- iki kadeh daha içeyim dağıtıcam
- 4 numarayı alabilir miyim?
- 5 numaraya buyrun. Biz istenilenin hep bir fazlasını veririz.
- Elektrikler mi kesik?
- Evet
- Ne zaman gelicek?
- Şimdi gitti... Biraz işi varmış hemen gelicek. Sizin isim neydi?
- Hicran..
- Hah tamam özellikle Hicran gelirse mutlaka beklesin dedi..
- İyi o zaman ben genede bir kart alayım
Bilgisayar kartı almak için sırada bekleyen öğrencileri gören başka bir öğrenci;
- Hocam bu kuyruk ne için?
- İmzalı resmimi dağıtıcam. Onun için girdiler sıraya
Saat 12.00'de öğrenci bilgisayar kartı almak için gelir;
- Bilgisayarda boş yer var mı?
- Bakayım.. Hmm.. 3 Megabyte kadar var..
- Yani saat 3'te mi geleyim?
- En erken hangisi boşalır?
- Bilgisayarların özel hayatı bizi ilgilendirmez!!
- Hocam kimliğimi alabilir miyim? 29 numaraya akademik personel amca geldi..
- Bana verebileceğiniz bilgisayar var mı?
- Yok valla.. Hiçbiri sana layık değil. Yakışmaz sana. Veremem.
Öğrenci koşarak gelir;
- Buradaki bilgisayarlar 26'dan fazla mı?
- 26 bilgisayar var.
- O zaman bana sıra gelmez ben gideyim en iyisi.
- Hocam boş yer var mı yoksa gidip birinin kucağına oturayım mı?
- Hangisini tercih edersin? Özel zevklerine karışmak istemem...
- ........
- Boş yer yok.. Kalmamış.. - O zaman ben birini gözüme kestireyim..
- Hadi bakalım rasgele
- Hocam siz bilgisayardan anlıyor musunuz?
- Hayır ben aslında terziyim. Laf olsun diye burda duruyorum.
- Hocam bilgisayar tıkandı galiba.
- Pompala
- Hocam sizin burda göreviniz ne?
- Dozer operatörüyüm.
- Makina yazıcıya gönderdiğim yazının hepsinin çıkacağını nereden anlıyor?
- Transa geçip hissediyor. Makina deyip geçme çok duygusal bir alettir...
- Boş yeriniz var m??
- Var... Kaç kişilik olucak?
- Sınav var... Sınavı olmayanlar lütfen çıksın arkadaşlar..
- Hocam benimde Pazartesi sınavım var çıkmasam olur mu?
- Hocam buradaki bilgisayarlarda yazı yazılabiliyor mu?
- Hayır biz bu makinaları dolma sarmak için kullanıyoruz.
SİGARANIN FAYDALARI
-Sigara içeni köpek ısırmaz; çünkü yanında baston taşır.
-Evine hırsız girmez; çünkü sabahlara kadar öksürür.
-Üzerine sinek konmaz; çünkü buram buram nikotin kokar.
-Fazla yorulmaz; çünkü yorulunca tıkanacağını bilir.
-Yürümek için zorlanmaz; çünkü tekerlekli iskemlede gezdirilir.
-İhtiyarlamaz; çünkü genç yaşlarda sevdiklerine kavuşur.
-Yüzlerine renk gelir; çünkü dişleri ve bıyıkları sapsarı olur.
-Vücutları bir kuş gibi hafifler; çünkü ileri dönemdeki dolaşım bozukluğundan ötürü önce parmakları, sonra da el ve ayakları kesilir.
GEÇMİŞTE SÖYLENMİŞ SÖZLER
"Radyonun geleceği yok"
Lord Kevin - İskoçyali fizik Alimi
"Artık yeni hiçbir şey yok.İcat edilebilecek herşey icat edildi."
Charles H. Duell - Amerikan Patent Dairesi Başkanı 1899
"Denizaltıların savaşta ne işe yarayabileceğini anlayamadım.En fazlasından murettebatın boğularak ölmesine sebep olabilir."
H. G. Wells - yazar 1901
"Atlar her zaman kullanılacaktır.Otomobil ise ancak geçici bir moda olabilir."
Henry Ford'un kredi talebi uzerine otomotiv sektörünün geleceği konusunda ekspertiz veren bir banka Müdürü 1903
"Uçaklar hoş oyuncaklar.Ama askeri bir değerleri yok."
Maresal Ferdinand Foch, I.Dünya Savaşı'nda Fransız Orduları Başkomutanı 1911
"Artistlerin konusmalarını kim duymak ister ki?"
Harry M. Warner, film endüstrisi yöneticisi.O sıralarda yeni icat edilen sesli film hakkında 1927
"Televizyon en geç altı ay içinde piyasadan silinecektir.İnsanlar her akşam böyle bir kutuya bakmak istemez."
Daryik F. Zanuck - Twenty Century Fox'un başkanı 1944
"Bilgisayarlar gelecekte belki sadece 1,5 ton ağırlığında olacaklar."
Popular Mechanics Dergisi - 1949
"Sound'larını beğenmedim,ayrıca gitar gruplarının modası geçti."
Decca Record Plak Firmaslnın bir yöneticisi.
Beatles'lar hakkında - 1962
"İnsanlarin büyük çoğunluğu için tütün tüketimi gayet sihhi bir şeydir."
Doktor Ian G. McDonald, Operator - 1963
"İnsanların evlerinde bilgisayar bulundurmaları için herhangi bir neden göremiyorum."
Kenneth Olsen, Digital Equipment Corp.'un (bir
bilgisayar firması) başkanı - 1977
KOMİK NEŞELİ YAZILARHEPSİ
REHA MUHTAR'DAN İNCİLER
Haber: Mahkumlar tünel kazarak kaçar...
R.M.: Mahkumlar kaçmak için mi tünel kazdılar?
Haber: Bir okul müdürü cinsel tacizle suçlanır...
R.M.: Sen benim sözümü bile kestiğine göre kim bilir daha neler yapmışsındır.
Haber: Harika Avcı kürtaj yaptırmıştır.
R.M.: Peki, bebek simdi nerede?
Italya muhabiri Muhtar'a bildiriyor:
Italyanlar Fatih Terim'e kurtarıcı anlamında 'Salvatore' diyorlar...
Yani O'na kurtarıcı diyorlar, öyle mi?
Evet. 'Salvatore' diyorlar...
... Ve Muhtar, her zaman anlama zorluğu çeken biz izleyicilere olayi açıklar:
Gördüğünüz gibi sayın seyirciler... İtalyanlar Fatih Terim'e kurtarıcı anlaminda 'Matador' diyorlar...
Muhtar cenaze haberi verir:
Salı günü kılınacak Cuma namazından sonra defnedilecek cenaze...
Dağcılar donmak üzereyken kurtarılmıştır ve Muhtar oldukça kısa bir soru sorar: Soğuk muydu?
Muhtar, mazluma akıl verir:
Peki siz sormadınız mı sünnetçiye neden hepsini kestiniz diye?
Kadın bıçaklanmıştır. Muhtar canlı yayında gerçeklerın peşindedir:
Sizi öldürebildi mi efenim?
Bir yüzücü 350 tonluk bir gemiyi çekmiştir.
Muhtar sorar: Nasıl çekiyorsunuz gemiyi?
İnanç meselesi. içinizde bunu hissetmeniz gerekir.
Neyi hissetmem gerekir? Gemiyi mi?
GÜNÜMÜZ BEDDUALARI
Bilgi İşlem Bedduaları
Mouse'un kırıla.
Tıklayamayasıca...
Hatların kopa da hiç bir yere bağlanamayasın.
Disk'lerin "crash" ola...
File'larına virüs bulaşa...
Networklerden atılasın.
Database'in patlaya...
Security key'lerin deşifre ola.
Back-upların bozulsun da geçmişe dönemeyesen.
Kartuşun bite
Ekonomik Beddualar
Repo'da açığa düşesen, faiz sana zarar yaza.
İMKB 100 endeksin 1600 direncini kıramaya.
Uygun kur bulmaya, pozisyon açığına düşesen
Reuters'in arızalana, rate'leri izleyemeyesen.
Paran aracı kurumda kala, iç edile; Dövize endeksli kredi alasan.
"Zede"lenesen Merkez Bankası para piyasalarına müdahale ede.
O sırada sen de orada olasan, halden anlamayan bireysel danışmana denk düşesen
Sabah seansında endeks hızla düşe sen panik olup kağıt çıkarasın, ikinci seansta endeks kendini toplaya ama iş işten geçmiş ola.
İMF'nin gazabına gelesen...
Aldığın dolarlar sahte çıka..
Diğer Beddualar
Araba kullanırken cep telefonuyla konuşasan sonrada trafik polisine yakalanasan
Ucuza aldım diye sevindiğin araban çalıntı çıka.
Marti'yi okuyup ruhi bunalıma giresen.
Silikonların patlaya inşallah...
Hem fikir, hem zikir suçlusu olasan.
Ne yersen ye asit yapa ağzında, bir "falım" çiklet bulamayasın.
Kapsama alanı dışında kalasan.
Susurluk Skandalı'na adın karışa.
Medyalara gelesin inşallah Talk showlara, reality showlara çıkasan imajin sarsıla.
Tam otomatik çamaşır makinen kireçlene, bir gram Calgonit bulamayasın.
Önce Reha Muhtar'la İtiraf'a sonrada Karar Anı'na çıkasın...
Televolelere çıkasın, özel hayatın kalmaya...
Dağın başında araban bozula, kontörün bite
Hazır Kart'ın Özgür kızı gibi bi karıya düşesen...
BBG'ye katılasın, sonuncu olasın..
DOLMUŞ MUHABBETLERİ
Duran ve pek dolu olmayan bir minibüse koşarak bindim pek dolu olmamasına rağmen minibüs hareket etmek üzereydi tam o anda kavga ettikleri her
hallerinden belli olan iki arkadaş minibüse bindi birbirlerinin yüzüne bile
bakmıyorlardı çocuklardan biri şoföre parayı uzattı
- Abi bir öğrenci bir de hayvan alır mısın?
Yolcu:
- Mükemmel bir yerde inebilir miyim? (yolcunun kafası karşık sanırım, kendisi de dolmuştakilerle güler söylediine)
Şöför kadını indirirken:
- Buyrun size layık değil ama!
Yolcu musait bi yerde inmek ister ama dili surcer;
- Musait bi yerde iner misiniz?
Şöför :
- Niye sen mi kullancan
indir sofor.
-in yolcu
-bi de sey olur bazen, ineceğin yere yaklaşmışsındır, böyle 100-200 metre filan kala salagin teki cikar musait bi yerde inebilirmiyim der. onunla birlikte iner, mal mal yurursun onca yolu
Ankara'da, çok sıcak bir günde, dolmuştaki bir kokona yelpazesiyle
- "Şöfeer bey klimayı acar mısınız cok sıcak olduu" demisti. Pala bıyıklı şöfer amca teyzeyi bi sure suzdukten sonra, kapıyı acıp acıp kapatmaya başladı, ki ondan sonra dolmuşca yarıldık gülmekten.
Ankarada otobüslerin kartlı değil biletli olduğu bir dönem. Bir arkadaşım ve ben sabaha kadar üniversitede gireceğimiz ilk sınava çalışmışız. Otobüse bir adam biner ... Utangaç, sıkılgan bir tavırla şöföre;
- Afedersiniz şöför bey biletim yok, acaba ineceğim duraktan alabilir miyim?
Şöför:- Istersen yolculara bir sor...
Adam: - Afedersiniz yolcular biletim yok, acaba inceğim duraktan alabilir miyim.!