|
Sultan
II. Ahmed Han
Babası : Sultan İbrahim
Annesi : Hatice Muazzez Sultan
Doğduğu Tarih : 25 Şubat 1643
Padişah Olduğu Tarih : 22 Haziran 1691
Ölümü : 6 Şubat 1695
II. Ahmed, I. İbrahim’in 3.
Oğludur ve Hatice Muazzez Haseki’den 1643 yılında dünyaya gelmiş olup,
IV. Mehmed ve II. Süleyman’ın küçüğüdür. Köprülü’nün etkisiyle padişah
olduğu ve Haziran 1691’de tahta oturduğu bilinmektedir.
Tahta çıktığında sadrazam Fâzıl
Mustafa Paşa, II. Almanya seferi için Sofya’ya ulaşmak üzereydi. Burada
Padişah’ın mührü ile samur kürkü aldı ve sefere devam etti. Baden
markisi Ludwig’in kumandasındaki imparatorluk kuvvetleri ile Osmanlı
kuvvetleri Salankamen’de bir araya geldi. Ancak bazı Osmanlı
kurmaylarının Kırım ordusunu beklemeden serdarı taarruza erken
başlamaya ikna etmeleri, hem Fâzıl Mustafa Paşa’nın şehid olmasını ve
hem de ordunun mağlubiyetini netice verdi (Ağustos 1691). Saadet Giray
Han’ın beceriksizliği ve Osmanlı kurmaylarının aceleciliği, hazır bir
zaferi elden kaçırmıştı.
Köprülü-zâde’nin yerine
vasıfsız bir devlet adamı olan Arabacı Hoca Kadı Ali Paşa sadrazam
yapıldı ve Almanya cephesi serdarlığına da yaşlı vezirlerden Koca Halil
Paşa getirildi. 1691’e kadar devam eden savaşta Almanlar bazı
yenilgilere maruz kalınca, Türkçe’yi iyi bilen Kont Marsigli’yi sulh
için gönderdiler ise de, anlaşma sağlanamadı.
Venedikliler de boş durmuyordu.
Papalık ve Floransa’nın desteğiyle Girid’e kadar gelip Hanya’yı
kuşattılarsa da, Ağustos 1692 yılında büyük kayıplarla çekilmek zorunda
kaldılar. Bu arada sadrazam Bozoklu Bıyıklı Mustafa Paşa’nın serdar-ı
ekrem olarak sefere çıkması, Belgrad’ı kuşatan Alman kuvvetlerinin
Cafer Paşa tarafından perişan edilmesi ve Kırım Hanı Selim Giray’ın
Erdel’e girmesi, Osmanlı kuvvetlerini epeyce ümitlendirdi. Ancak haçlı
kuvvetlerini arkasına alan Venediklilerin Eylül 1694’de Sakız Adasını
teslim almaları İstanbul’u endişeye düşürdü. Bu sıkıntıya dayanamayan
II. Ahmed, Sakız’ın geri alınışını göremeden Edirne’de Şubat 1695
yılında vefat etti. 52 yaşındaydı. Bizzat kendisinin yazdığı Kur’ân’ı
ve hatıra defteri ile meşhur olan II. Ahmed, Arapça ve Farsça’ya
mükemmel denecek kadar vâkıftı. Devlet meseleleri ile diğer iki
ağabeyinden daha ilgiliydi.
|